4. Ünite Tägliches Leben

9. sınıfın son ünitesinde günlük tutabileceğiz. Birkaç tane düzensiz fiil ile ayrılabilen fiili, saatleri ve müssen modal fiilini ele alacağız.

Starke Verben

Starke Verben (Düzensiz Fiiller) düzenli fiillerden farklı olarak ses değişimine uğrayan fiillerdir. 4 farklı sesin değişiklik göstereceğini göreceğiz.

a >>> ä

fahren

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

fahre

fährst

fährt

fahren

fahrt

fahren

schlafen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

schlafe

schläfst

schläft

schlafen

schlaft

schlafen

Meine Schwester fährt Inliner.

Kız kardeşim paten kayıyor.

Warum schläfst du nicht?

Neden uyumuyorsun?

e >>> i

sprechen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

spreche

sprichst

spricht

sprechen

sprecht

sprechen

essen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

esse

isst

isst

essen

esst

essen

treffen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

treffe

triffst

trifft

treffen

trefft

treffen

Sprichst du Deutsch?

Almanca konuşuyor musun?

Mein Sohn isst Gemüse nicht.

Oğlum sebze yemiyor.

Triffst du gerne mit Freunde?

Arkadaşlarınla görüşmeyi seviyor musun?

NOT "essen" fiilinin kökündeki son harf "s" olduğu için 2. tekil şahısta -st yerine -t geldi.

e >>> ie

sehen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

sehe

siehst

sieht

sehen

seht

sehen

lesen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

lese

liest

liest

lesen

lest

lesen

Er liest Zeitung.

O gazete okuyor.

Siehst du mich?

Beni görüyor musun?

NOT "lesen" fiilinin kökündeki son harf "s" olduğu için 2. tekil şahısta -st yerine -t geldi.

au >>> äu

laufen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

laufe

läufst

läuft

laufen

lauft

laufen

Er läuft morgens.

O sabahleyin yürür.

möchten

"möchten" fiili özel bir fiildir. Bu fiil modal fiil gibi çekimlenmektedir. İstemek anlamına gelen bu fiili kitabımızın im Cafe kısmında rastlıyoruz.

möchten

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

möchte

möchtest

möchte

möchten

möchtet

möchten

Ich möchte eine Tasser Kaffee mit Zucker.

Bir fincan şekerli kahve istiyorum.

Möchtest du ein Glasse Wasser oder Mineralwasser?

Bir bardak su mu yoksa soda mı istiyorsun?

Aylin möchte ein Stück Kuchen essen.

Aylin bir parça pasta yemek istiyor.

Er möchte Tee ohne Zucker.

O şekersiz çay istiyor.

Wir möchten eine Dose Limonade trinken.

Biz bir kutu limonata içmek istiyoruz.

die Uhrzeiten

Saat kaç sorusunu iki farklı biçimde sorabiliriz.

  • Wie spät ist es?

  • Wie viel Uhr ist es?

Saat kaç?​

Die Uhrzeit in der Umgangssprache

Almanlar bizim gibi günlük konuşma dilinde (Umgangssprache) akşam ya da gündüz saat dilimini ayırt etmeksizin hem 07.00 için hem de 19.00 için  "Saat yedi" diyorlar.

nach​

vor

Viertel

halb

sonra, geçe, geçiyor

önce, kala, var

çeyrek

yarım, buçuk

6.00/18.00

6.05/18.05

6.10/18.10

6.15/18.15

 

6.20/18.20

6.25/18.25

 

6.30/18.30

 

6.35/18.35

6.40/18.40

 

6.45/18.45

 

6.50/18.50

6.55/18.55

 

7.00/19.00

(Es ist) sechs.

 

(Es ist) fünf nach sechs.

(Es ist) zehn nach sechs.

 

(Es ist) Viertel nach sechs.

 

(Es ist) zwanzig nach sechs.

(Es ist) fünfundzwanzig nach sechs.

 

(Es ist) halb sieben.

 

(Es ist) fünfundzwanzig vor sieben.

(Es ist) zwanzig vor sieben.

 

(Es ist) Viertel vor sieben.

 

(Es ist) zehn vor sieben.

(Es ist) fünf vor sieben.

 

(Es ist) sieben.

Saat altı.

 

Altıyı beş geçiyor.

Altıyı on geçiyor.

 

Altıyı çeyrek geçiyor.

 

Altıyı yirmi geçiyor.

Altıyı yirmi beş geçiyor.

 

Altı buçuk.

 

Yediye yirmi beş var.

Yediye yirmi var.

 

Yediye çeyrek var.

 

Yediye on var.

Yediye beş var.

 

Saat yedi.

"Saat altı buçuk" yazılışına DİKKAT!​

Die offizielle Uhrzeit

Resmi saat söyleme biçiminde ise saat 07.00 ise "Saat yedi" ama saat 19.00 ise "Saat on dokuz" diyorlar.

6.00

6.05

6.10

6.15

 

6.20

6.25

 

6.30

 

6.35

6.40

 

6.45

6.50

6.55

7.00

(Es ist) sechs Uhr.

(Es ist) sechs Uhr fünf.

(Es ist) sechs Uhr zehn.

(Es ist) sechs Uhr Viertel.

 

(Es ist) sechs Uhr zwanzig.

(Es ist) sechs Uhr fünfundzwanzig.

(Es ist) sechs Uhr dreißig.

(Es ist) sechs Uhr fünfunddreißig.

(Es ist) sechs Uhr vierzig.

(Es ist) sechs Uhr fünfundvierzig.

(Es ist) sechs Uhr fünfzig.

(Es ist) sechs Uhr fünfundfünfzig.

(Es ist) sieben Uhr.

Saat altı.

 

Saat altı beş.

Saat altı on.

Saat altı on beş.

Saat altı yirmi.

Saat altı yirmi beş.

Saat altı otuz.

Saat altı otuz beş.

Saat altı kırk.

Saat altı kırkbeş.

Saat altı elli.

Saat altı elli beş

Saat yedi.

18.00

18.05

18.10

18.15

18.20

18.25

 

18.30

 

18.35

18.40

 

18.45

 

18.50

18.55

 

19.00

(Es ist) achtzehn Uhr.

(Es ist) achtzehn Uhr fünf.

(Es ist) achtzehn Uhr zehn.

(Es ist) achtzehn Uhr Viertel.

(Es ist) achtzehn Uhr zwanzig.

(Es ist) achtzehn Uhr fünfundzwanzig.

(Es ist) achtzehn  Uhr dreißig.

(Es ist) achtzehn Uhr fünfunddreißig.

(Es ist) achtzehn Uhr vierzig.

(Es ist) achtzehn Uhr fünfundvierzig.

(Es ist) achtzehn Uhr fünfzig.

(Es ist) achtzehn Uhr fünfundfünfzig.

(Es ist) neunzehn Uhr.

Saat on sekiz.

Saat on sekiz beş.

Saat on sekiz on.

Saat on sekiz on beş.

Saat on sekiz yirmi.

Saat on sekiz yirmi beş.

Saat on sekiz otuz.

Saat on sekiz otuz beş.

Saat on sekiz kırk.

Saat on sekiz kırkbeş.

Saat on sekiz elli.

Saat on sekiz elli beş

Saat on dokuz.

müssen

"müssen" bir modal fiildir. Yapmak zorunda olduğumuz durumları ifade ederken kullanırız. İngilizce'deki "must" fiilinin karşılığıdır.

müssen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

muss

musst

muss

müssen

müsst

müssen

Trennbare Verben

Ayrılabilen fiiller ön ek + fiilden oluşurlar. Fiil aldığı ön eklerle anlam farklılığına uğrar. Ayrılabilen fiillerde fiil çekimlemesi yapılırken ön ek mutlaka sonra gider.

Fakat modal fiil ile bir cümle kurarsak modal fiil çekimlenecektir ve ayrılabilen fiil oldğu gibi sona gidecektir. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

aufstehen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

stehe auf

stehst auf

steht auf

stehen auf

steht auf

stehen auf

Burak steht um 08.00 auf.

Burak 8'de kalkıyor.

Burak muss um 08.00 aufstehen.

Burak 8'de kalkmalı.

aufwachen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

wache auf

wachst auf

wacht auf

wachen auf

wacht auf

wachen auf

Ich wache um 07.00 auf.

7'de uyanırım.

Ich muss um 07.00 aufwachen.

7'de uyanmalıyım.

fernsehen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

sehe fern

siehst fern

sieht fern

sehen fern

seht fern

sehen fern

Wir sehen fern.

Televizyon izliyoruz.

Wir mögen fernsehen.

Televizyon izlemeyi seviyoruz.

anfangen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

fange an

fängst an

fängt an

fangen an

fangt an

fangen an

Das Spiel fängt um 20.00 an.

Oyun sekizde başlıyor.

Das Spiel muss um 20.00 anfangen.

Oyun sekizde başlamalı.

ankommen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

komme an

kommst an

kommt an

kommen an

kommt an

kommen an

Wann kommt der Bus an?

Er kommt um 12.00 an.

Otobüs ne zaman gelir?

12'de gelir.

anziehen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

ziehe an

ziehst an

zieht an

ziehen an

zieht an

ziehen an

Ich ziehe meine Schuluniform um 07.30 an.

Okul üniformamı saat 07.30'da giyerim.

Ich muss meine Schuluniform um 07.30 anziehen.

Okul üniformamı saat 07.30'da giymeliyim.

zurückkommen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

komme zurück

kommst zurück

kommt zurück

kommen zurück

kommt zurück

kommen zurück

Ich komme nach Hause um 16.30 zurück.

Eve saaat 16.30'da dönerim.

Ich muss nach Hause um 16.30 zurückkommen.

Eve saaat 16.30'da dönmeliyim.

anrufen

ich

du

er-sie-es

wir

ihr

sie-Sie

rufe an

rufst an

ruft an

rufen an

ruft an

rufen an

Mein Bruder ruft deinen Freund an.

Abim arkadaşını arıyor.

Mein Bruder muss deinen Freund anrufen.

Abim arkadaşını aramak zorunda.

um oder am?

"um" edatı Türkçe'de (-de, -da) anlamına gelmektedir. Saatlerde mutlaka "um" edatını kullanmalıyız. İngilizce karşılığı ise "at". Nasıl ki İngilizce'de belirli bir saat diliminde olan biten bir şeyi söylerken "at" edatını kullanıyorsak Almanca'da ise "um" edatını kullanıyoruz.

Es ist 20.00.

Saat 20.00.

Es ist um 20.00.

Saat 20.00'de.

"an" edatı da Türkçede (-de, -da) anlamına geliyor. Günlerde mutlaka "an" edatını kullanmalıyız. İngilizce karşılığı ise "on". Belirli bir günde ya da gün diliminde olup biten şeylerden söz ederken İngilizce'de "on" edatını kullanırken Almanca'da ise "an" edatını kullanırız.

der Morgen

der Vormittag

der Mittag

der Nachmittag

der Abend

die Nacht

Sabah

Öğleden önce

Öğle

Öğleden sonra

Akşam

Gece

am Morgen

am Vormittag

am Mittag

am Nachmittag

am Abend

an der Nacht

Sabahleyin

Öğleden önce(de)

Öğleyin

Öğleden sonra(da)

Akşamleyin

Geceleyin

morgens

vormittags

mittags

nachmittags

abends

nachts

Sabahleyin

Öğleden önce(de)

Öğleyin

Öğleden sonra(da)

Akşamleyin

Geceleyin

İsimler zarflaştırıldı. Bunun için artikel atıldı, ilk harf küçültüldü ve sonuna -s harfi eklendi. Böylece isim zarflaştırıldı.

Copyright © 2020 www.allmanca.com 

  • Siyah Heyecan Simge
  • Siyah Instagram Simge
  • Siyah Facebook Simge
  • Siyah Pinterest Simge